İzleyiciler

insan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
insan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2011 Çarşamba

İlk modern insan 400 bin yıl önce mi çıktı?

Modern insan, yani Homo sapiens, fosil kayıtlarına göre yaklaşık 300.000 yıl önce Afrika'da ortaya çıktı. Bu tarih, Fas’taki Jebel Irhoud bölgesinde bulunan ve 2017’de yaklaşık 315.000 yıl öncesine tarihlendirilen Homo sapiens fosillerine dayanıyor. Daha önce, Etiyopya’daki Omo Kibish (195.000 yıl) ve Herto (160.000 yıl) fosilleri en eski Homo sapiens örnekleri olarak kabul ediliyordu, ancak Jebel Irhoud bulguları bu tarihi geriye çekti.
Homo sapiens’in evrimi, Afrika’da daha erken hominin türlerinden (örneğin, Homo heidelbergensis veya Homo erectus) kademeli olarak gerçekleşti. Genetik çalışmalar, modern insan popülasyonlarının Afrika’dan yaklaşık 70.000-50.000 yıl önce Avrasya’ya yayıldığını gösteriyor. Bu nedenle, Homo sapiens’in kökeni Afrika’ya dayanır ve yaklaşık 300.000 yıl önceki fosiller, türün anatomik olarak modern özelliklerini (yüksek alın, yuvarlak kafatası, küçük yüz) taşımaya başladığını doğruluyor.

Teknoloji insan evrimine etkisi

Charles Darwin 1859 yılında, Dünya'da yaşamın nasıl geliştiğine yönelik algılarımızı değiştiren "Doğal Seçilim Yoluyla Türlerin Kökeni ya da Hayat Kavgasında Avantajlı Irkların Korunumu Üzerine" adlı kitabını yayımladı.


Ancak bilim adamları o tarihten bu yana, insanların kendilerini doğal seçilim sürecinin etkisinden kurtarmak için yeterli kaynaklara sahip olup olmadığını merak ediyor.


İnsanoğlu kendisini sert doğa koşullarından, başka hiçbir canlının başaramadığı kadar koruyacak teknolojiler geliştirdi.
Örneğin kutup ayıları, kendilerini dondurucu soğuktan korumak için özel bir yağ geliştirirken, insanlar ayı derisinden yaptıkları giysilerle kendilerini sıcak tutabiliyor.
Peki bu bir anlamda, teknolojide gözlenen dönüşümün, evrim sürecini durdurduğu anlamına mı geliyor?
Bu sorunun yanıtının büyük bölümü genlerimizde yatıyor ve onların sıralaması cevabı bulmamıza yardımcı oluyor.
Bilim adamları, dünyanın dört bir yanından insanların genlerini mukayese ederek, onların ne kadar farklı olduklarını, ne kadar farklı şekilde evrim geçirdigimizi görebiliyor.
Metobolizmamızın, geçmişte sindiremediğimiz bazı şeyleri artık sindirmemizi sağlayacak sekilde değiştiği bir gerçek.
Bunun en açık örneği, laktozda yani süt şekerinde görülebilir.
Yaklaşık 10 bin yıl önce, insanlar tarıma başlamadan, birkaç yaşı aşan hiç kimse süt şekerini sindiremiyordu.
Bugün ise dünyanın çesitli bölgelerinde süt şekeri sindirim oranına bakıldığında, tarımin farklı yerlerde nasıl farklı şekilde geliştiği görülebiliyor.
Örnegin süt şekeri sindirim oranı İrlandalılarda yüzde 99, tarım geleneğinin çok farklı olduğu Güneydoğu Asya'da ise yüzde 5'ten az.
Yine de teknolojimizin ve keşiflerimizin, geçmişte evrim geçirmemizi durdurmadığı bir gerçek.
University College London'dan kalıtım bilimci Profesör Steve Jones, Shakespeare'ın döneminde İngiltere'de yeni doğan her üç bebekten sadece birinin 21 yaşını görebildiğini söylüyor ve ekliyor:
"Tüm bu ölümler, doğal seçilim sürecinin ham maddeleriydi. Bu çocuklarin çoğu, taşıdıkları genlerden dolayı öldü. Şimdi ise yeni doğan bebeklerin yaklaşik yüzde 99'u 21 yaşını görebiliyor."
Steve Jones, "Doğal seçilim süreci, eğer durmadıysa, en azından yavaşladı" diyor.
Bir ABD kasabasında evrim

Amerika Birleşik Devletleri'nin Massachusetts eyeletinde küçük bir kasaba olan Framingham'da, biyalog Stephen Stearns öncülügünde bir ekip, 20. yüzyılın ortasına dek gidip, kasabadaki binlerce kadının tıbbi özgeçmişini inceledi.
Bilim adamları, üreyen kadınları incelediklerinde, en azından Framingham'da evrim sürecinin devam ettigini gördü.
Stephen Stearns, "Doğal seçilim sürecinin temelde boyu azaltacak kiloyu ise artıracak şekilde geliştiğini bulduk." diyor.

12 Kasım 2010 Cuma

Etimizi pişirirken insan olduk, dâhi olduk, sanatçı olduk, filozof olduk

Mutfakta biri var!

Kaşığına güvenen her hamarat ruhu okşayacak teoriye göre, etimizi pişirirken insan olduk, dâhi olduk, sanatçı olduk, filozof olduk ve hatta çifte kumrular olduk.




Evrim sürecine dair bulgular, şaşırtıcı bir yöne işaret ediyor: mutfak. Harvard Üniversitesi’nde biyolojik antropoloji alanında çalışan Dr. Richard Wrangham ve aynı görüşü paylaşan birçok biliminsanı, yemek pişirme kültürünün gelişmesiyle insan zekâsında büyük bir sıçrama olduğunu savunuyor. Kaşığına güvenen her hamarat ruhu okşayacak bu teoriye göre, etimizi pişirirken insan olduk, dâhi olduk, sanatçı olduk, filozof olduk ve hatta çifte kumrular olduk.

İnternet - Sosyal Medya - Bilim Teknoloji Dünyası: Kozmolojik Simülasyonlar ve Gerçeklik Sorunsalı

İnternet - Sosyal Medya - Bilim Teknoloji Dünyası: Kozmolojik Simülasyonlar ve Gerçeklik Sorunsalı : Kozmologlar, günümüzün en güçlü süper ...